21 Mart 2012 Çarşamba

Biraz Sağır, Biraz Dilsiz... Hala Kürk Mantolu Madonna

 Hala Kürk Mantolu Madonna esintileri...


Çok dokundum, çok baktım, çok güldüm, çok ağladım. Sen tanrının sana bahşettiği “derinin altını görememeye” sığınarak, 5 duyu organlarından kulağına odaklanmışken, ben diğer hepsine konuştum günlerce.
Baktım göstererek içimde ne varsa. O an neysem öyle baktım, gör ki “önceki beni” de sana anlatabileyim.
Derimi yaktım içimdeki beni saran, kimselere gösteremediğim “ben” ile. Dokununca ateşten anla istedim pişmanlıklarımı, hüzünlerimi, güldüklerimi, endişelerimi,  hayallerimi kendime dahi söylememe izin vermeyen bezginliğimi, duyduğum yalanları -hatta inandıklarımı- ve “beni görerek” yeniden hatırlamamı sağlayacağın umutlarımı…
Gülümsedim, komik olduğundan değil, mutlu olabiliriz hesaplamalarımın sonucundan. Ağladım, korktuğumdandı sen de anlamadan pes edip gidersin diye, belki daha da acısı anlamadan bile bile kalırsın alışkanlıktan. Sinirlendim, hem de avuç içlerim titreyene kadar. Kıskandım, hiç anlatamadım ama seni hissedemediğim her anı, başkalarını suçlamadan kıskandım. Soyundum, sadece giysilerimi çıkararak değildi. Bütün önyargılarımı, iyi-kötü yaşanmışlıklarımı da dolaba koydum, üstümdekileri atmadan çok önce. Ve sen hepsinin tadına baktın…
Yalnızca “duyma” istedim, bu yüzden konuşamadım. Daha önce duyduklarımı işitme, yarım kalma, aldatılma istedim. Bütün kötülükler kelimelerde sevdiğim. Ne yalan dokunuş, ne yalan tat, ne de yalan bakış olabilir biz basit insanlarda. Hepsi sanki gerçekmiş gibi, sanki utanmamış gibi, sanki incitmek ister gibi dudakların arasından geçiyor. Bundan dolayı hiç duyamadın beni. Ama çok anlattım, dokunarak, bakarak ve hatta kendimi arındırıp sana sunarak…
Anlayıncaya kadar hiç konuşmasak sevgilim? Ben merak ederek baksam, sen tanımak için dokunsan ve ben daha çok merak ederek hayran kalsam, sen geçmişteki acılarımın korkuya dönüşmemesi için elimi tutsan sıkı sıkı. Öpsen sanki özümü tadmak ister gibi doyamadan, ben bakışlarını görüp seni bilsem…
O kadar çok biz olabilsek ki kelimelerle konuşmaya ne zaman başladık anlayamasak, o kadar gerçek konuşsak ki dokunuyoruz sansak.
Ama “biz” olana kadar biraz sağır, biraz da dilsiz taklidi yapsak?

http://lifespoiler.tumblr.com/post/19516016981/biraz-sag-r-biraz-dilsiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder