8 Mart 2012 Perşembe

Tetikleyenler ve Tetikledikleri

Her okuduğum kitap, her izlediğim film
ya da her dinlediğim şarkıdan sonra kendimle ufacık
bir noktasını dahi olsa bağdaştırıp "gerçek ben"im fark etmediğim, kabul etmek istemediğim belki de sa
dece ötelediğim yönlerini keşfediyorum. Öylesine hızlı dönüyor ki düşünceler, konu ile ilişkili her anı
ka
famdaki tilkileri tetikleyerek fark etmediğim ya da özlediğim düşüncelere götürüyor. Ama hiç birini yazmadığım için uçup gidiyorlar. Mutluluğum, hüznüm, kızgınlığım, zevk aldığım melankolim bir anda dağılıp yok oluyor...

Hayatta belki de kimseye tam olarak açılamayacağız. Belki de çok şanslı olup kapıları ardına kadar açabileceğimiz bir dost, sevgili ya da yabancı bulacağız, kim bilir... Beklemekten sıkıldım, bulamamaktan usanmak da denebilir buna. Kendimle saatlerce (içimden) konuşmaktan da bunaldım. Yazmayı seviyorum, öyleyse en azından ağzımdan çıkaramadığım kelimeleri, parmaklarımla yönlendireyim dedim.

Her zaman yazmamı tetikleyen olaylar yaşar, kitaplar okur, filmler izler ya da şarkılar dinlerim. Öyleyse neden bu tetikleyen unsurlara bkz vererek halet-i ruhiyemi bi yerlerde sergilemeyeyim ki? hayat zaten kendini teşhir ettiğin zaman dilimi değil mi? Beni oluşturan en önemli unsur da halet-i ruhiyemin kelimelere dökülmüş hali ile düşüncelerim değil mi? Evet, evet doğru yerdeyim. 140 karakterin ve beğendim - beğenmedim oylamalarının dışında bir yerlerde. Sınırların ve oylama butonunun bende olduğu sayfamda.

Hoş geldim dünyamın bir kısmının kelimelere, fotoğraflara, kitaplara, şarkılara ve filmlere yansıdığı sayfama.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder